Çevre Film Yapım Hizmetleri

 


Enkaz Roman

YILIN ROMANI... yakında...

 


Gerçek yaşamların yeniden kurgulanmasıyla hazırlanmış olup bir sinema filmi senaryosundan romana uyarlanan hızlı kurgulu ender bir projedir.

Anlatılan öykü, üç ayrı yaşanmış olayların bir araya getirilmesinden oluşturulmuş olup, tarihsel gerçeklikler ile ilgili konular tartışma getirmeyecek biçimde uzman danışmanlar ve belgeler ile sağlanmıştır. Drama / Aksiyon biçiminde bir anlatım tercih edilmiştir.


Enkaz Roman Ödül

Bu romanın senaryosu; İKFD (İstanbul Kısa Filmciler Derneği) - Yılın en iyi Senaryo Ödülü'ne değer bulunmuştur. (2018)

 


Enkaz Roman Yorumlar

ÖZDEN ÖRNEK (Emekli Oramiral, Deniz Kuvvetleri Komutanı): Öncelikle elinize sağlık. Hele böyle kritik bir konuda senaryo yazmak bence cesaret ister. O günleri yaşamış biri olarak, romanda gerçek yaşamlar ustalıkla kullanılmış.

MEHMET SOYARSLAN (Yapımcı): Oldukça sıradışı bir öyküsü var. Film senaryosundan romana dönüştürülen yapıtların dünyada örneğine çok az rastlanır.

ENGİN ÇAĞLAR (Oyuncu):  İyi bir aksiyon/dram filmi olabilirdi. Şimdi de iyi bir aksiyon/dram romanı olmuş.

NUR DOLAY (Gazeteci, Yazar):Yalnızca jeolojik bir olayı değil, sosyal depremi de simgeliyor. Çok iyi olur filme çevrilse..

CEM GÜRDENİZ - (Emekli Amiral): Enkaz. Bir sonuç mu yoksa bir başlangıç mıdır? Şüphesiz çoğunluk için acıklı bir sondur. Ama kimine göre de bir başlangıçtır. Elinizin altındaki bu roman son sayfası tamamlandığında okuyucuya her iki duyguyu da yaşatıyor.

OKTAY GÜZELOĞLU (Yazar): Sevgi, adalet ve vicdan üçgeninde gelişen olaylar, okuyucuyu içine çekmeyi başarıyor. Elinizden bırakamayacaksınız ve mutlaka tavsiye edeceksiniz.

SADİ ÇİLİNGİR (Sinema Yazarı): Konuyla ilgili yazılan ilk yapıt. Üç öykünün birbiriyle bağlantılı olması romanı oldukça sürükleyici yapmış. Sinemamızda iz bırakacak bir dönem filmi olacağı kanaatindeyim.

A. İLHAN GÜLEK (Tarihçi, Yazar): Akıcı bir dilin kullanıldığı, bir solukta okunabilen roman, aynı zamanda tarihsel bir belge niteliğinde.


Enkaz Roman Hakkında

VURAL ÇAVUŞOĞLU

Yazar

Dünya sinemasında önemli pek çok filmin edebiyattan (Romandan, öyküden, şiirden) uyarlandığını gözlemlemekteyiz. Her ikisi de ayrı dildir. Biri malzeme olarak sözcükleri kullanır, diğeri görüntüleri. Bu oldukça yaygın kullanılan bir yöntemdir. Ancak, elinizdeki bu roman, önce bir film senaryosu olarak yazıldı, ardından romana uyarlandı. Bunun dünyada çok az örneği bulunmaktadır.

Fransız'ların keşfettiği, Ruslar'ın sanat kattığı, ABD nin ticaret aracı ve sanayi durumuna getirdiği sinema, günümüzde teknolojinin de kendine verdiği olanaklarla gelişimini çok hızlı biçimde sürdürmektedir. Büyük bir sanayi durumuna gelen sinema, görsel ve işitsel unsurları en iyi biçimde kullanarak izleyiciyi etkilemek zorundadır. Bu da maliyetlerde önemli artışa neden olmaktadır. Bu nedenle hangi türden olursa olsun sinema yaşamak ve varlığını sürdürebilmesi için mutlaka uluslararası pazarlarda ve dağıtımlarda yerini almalıdır. Çünkü büyük maliyetli bir film gerçekleştirdiğiniz zaman yenisini ve yenilerini yapabilmek için geniş izleyici kitlelerine gereksinim vardır.

Dünyada sinema olanca hızıyla gelişirken ve değişirken Türk sineması içine düştüğü çıkmazdan çıkış yolu aramaktadır. Türkiye'nin değişen toplumsal, ekonomik ve kültürel yapısı, düşüncelerin özgürce iletilememesi gibi pek çok neden Türk sinemasının gelişimini engellemektedir. Hiç bir zaman bir ekol yaratamamanın verdiği sıkıntılara, yapımcı niteliğinin de dar kapsamda kalması eklenince doğal olarak sinemamız ulusal dağıtım içinde kalmıştır. Bunun sonucunda da bir kaç örnek dışında filmler gereken kazançları sağlayamamaktadırlar.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü tarafından her yıl sinemaya verilen destekler de olumlu bir gelişme yaratamamıştır. Uygulanan yanlış politikalar sonucu, kazanç elde etmese de salt film yapmış olmak için bir sektör oluşmuştur. Alınan desteklerle uluslararası anlatımlardan uzak, düzeysiz, gösterime bile giremeyen pek çok film çekilmeye başlanmıştır. Bu Türk sineması için özel olarak irdelenmesi gereken başlı başına bir yaradır.

Okuyacağınız romandaki tema ortaya çıkınca, Türk Sineması için bir ekol olabilecek, uluslararası alanda ilgi çekecek, görsel ögelerin etkinlikle kullanılacağı, belki de sinemamızda bir dönüm noktası oluşturabilecek bir film gerçekleştirme düşüncesi oluşarak senaryosu yazıldı. Aksiyon ve drama türündeki bu filmde, özel görsel efektlerin yanı sıra değişik bir anlatım dili de kullanılması hedeflendi. Bu da önemli bir maliyet gerektirmesi sonucu yerli ve yabancı yapım ortakları gerekliydi ve filmin mutlaka uluslararası alanda dağıtımı koşuldu. Bazı yabancı dağıtımcılar senaryo üzerinden değerlendirerek filmin gerçekleştirilmesi durumunda katılacaklarını ilettiler. Çünkü bir film için de en önemli konu buydu. Ancak asıl sorun, işlenen konunun politik olması ve bazılarını rahatsız etmesi gerçeğiydi. Bu nedenle bazı yapımcılar daha baştan uzak kalmayı yeğlediler. Projeyi beğenen yapımcılar da maliyeti karşılamadaki güçlüklerinden ve uluslararası dağıtımda yer alamadıklarından katılamadılar.  Sonuç olarak; projenin maliyetinin bir kısmı sağlansa da tamamı zaman alacağından bu aşamada yapıtın romanını yazmayı düşündüm.

Kitabın oluştuğu bölümlerin ana hatları: Birinci bölümde; 1999 Gölcük depreminin tüm yıkıcı etkileri ortamında gemisini ve bölgedeki zarar görmüş insanları, olağanüstü bir vatanseverlik ve çabalar ile kurtarmaya ve korumaya çalışan gemi ikinci komutanı ve subayların yaptıkları anlatılmaktadır.

İkinci bölümde; deprem olduktan sonra aradan geçen zamana karşın bir enkazdan sağ çıkarılan 3 aylık bir bebek, hiç bir yakını bulunamaması üzerine gemide bakılarak bir subay tarafından sahiplenilmiştir.

Üçüncü bölümde; bir dönem kamuoyunda önemli etkileri ile yer alan, çoğu Deniz Kuvvetleri mensubu pek çok askerin tasfiye edilmesi sonucunu doğuran Balyoz Davası ve bu davaya mahkeme başkanı olarak atanan bir Hakim.

Bu üç öyküdeki kahramanların yaşamları birbirlerini etkileyici ve dramatik biçimde kesişmektedir.

Her ne kadar gerçek yaşamlar yer alsa da okuyacağınız roman bir belgesel değildir. Bu çalışma gerçek yaşamların yeniden kurgulanmasıyla hazırlanmış olup bir sinema filmi senaryosundan romana uyarlanan hızlı kurgulu ender bir projedir.

Bu projede; değerli düşünceleri ile ilk ivmeyi veren Emekli Amiral Cem Gürdeniz'e, yaşadıklarını "Bir İhanetin Öyküsü" kitabında anlatan Emekli Amiral Semih Çetin'e, özverili biçimde danışmanlık yapan ve gerçeklerin yer almasını sağlayan Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı, Emekli Oramiral, Merhum Özden Örnek ve Emekli Tuğamiral Osman Kayalar'a katkıları için saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Festival

 

 

 



http://www.environmentalshortfilmfestival.com

(Festival İngilizce web sitesi)

 


 

16. ULUSLARARASI ÇEVRE KISA FİLM FESTİVALİ ÖDÜLLERİ

SAHİPLERİNİ BULDU


Türkiye’nin ilk ve tek çevre temalı kısa film festivali olan ‘’16. Uluslararası Çevre Kısa Film Festivali’’, Bakırköy Belediyesi, Bakırköylü Sanatçılar Derneği (BASAD), Çevre Film ve Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu işbirliği ile gerçekleşti. Festival Kapsamında; çevre temalı; kurmaca, belgesel ve canlandırma türlerindeki kısa filmler izleyici ile buluştu. Beykent Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve Maltepe Üniversitesi’nde film gösterileri, söyleşiler, sergiler yapıldı. Bu yıla özgü olarak ‘’deniz’’ temasının işlendiği ‘’Ulusal Çevre Kısa Film Yarışması’’ da gerçekleştirildi. Ulusal yarışma seçici kurulu; Engin Çağlar(Sinema Oyuncusu), Hilmi Nakipoğlu(Fotoğraf Sanatçısı-Eğitmen), Kısmet  Deniz Polat(Denizci Sadun Boro’nun kızı), Mehmet Soyarslan(Yapımcı), Tunca Arslan(Sinema Yazarı) ve Vural Çavuşoğlu filmleri değerlendirerek ödüllendirdiler.

Geçtiğimiz gece, 16. Uluslararası Kısa Film Festivali’nin ödül töreni Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Konuşmasında; Çevre ve Kültür Bakanlığı’nın son yıllardaki ilgisizliğinden, festivale destek olmadığından dem vuran ama her şeye rağmen bu festivali gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam edeceğini söyleyen Festival Yönetmeni Vural Çavuşoğlu’nun arkasından, Bakırköylü Sanatçılar Derneği Yönetim Kuru’lu Başkanı A. İlhan Gülek, BASAD olarak çevreyi koruma misyonu üstlendiklerini ifade etti. Festivale büyük destek sağlayan Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da konuşmasını yapmak üzere sahneye davet edildi. Bülent Kerimoğlu ‘’ Bu yıl festivalimizin teması ‘Deniz’. Deniz denince; bazılarının aklına denizleri doldurup rezidans yapmak geliyor ama bizim aklımıza masmavi deniz gözlü Mustafa Kemal Atatürk geliyor. Çevre Kısa Film Festivali’nin ev sahipliğini yapma onurunu bize verdikleri için BASAD’a, Çevre Film’e, değerli jüri üyelerine, sanatçılarımıza, üniversitelerimize, çevre duyarlılığı olan katılımcı ve siz İstanbullulara şahsım adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından sıra, Festival’in her yıl verdiği Onur Ödülü’ne geldi.

Onur Ödülü’nü, Türk Sinemasının uzun yıllar boyunca hem patronluğunu hem de emekçiliği yapmış olan yapımcı Mehmet Soyarslan'a Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu takdim etti.



Ödül töreni, BASAD Türk Sanat Müziği Korosu’nun, Şef Dicle Derman yönetiminde verdiği, ‘denizle ilgili şarkılar’dan oluşan mini konser ile hareketlendi.

Ödül alan diğer filmler ve kategoriler ise şöyle idi;

 

Halk Jürisi Ödülleri

1.lik Ödülü:Palas’ın Tuzcuları - Yönetmen: Özcan Gürbüz

2.lik Ödülü:Ağ Avı – Yönetmen: Abdülkadir Işık 

3.lük Ödülü: Zigzag - Yönetmen: Zeynep Merve Uygun

Halk Jürisi Özel Ödülü: Mavi Fısıltı – Yönetmen: İskenderun Bahçeşehir Koleji Kısa Film Kulübü; Ahmet Şahin ve öğrencileri

 

Ulusal Çevre Kısa Film Yarışması Ödülleri:

1.lik Ödülü: Alarga  – Yönetmen: Doğukan Akın

2.lik Ödülü: Dağların Hikayesi - Yönetmen: Taner İlia Baycan

3.lük Ödülü: Balık Adam Serço Ekşiyan - Yönetmen: Çağatay Topçu

Özendirme Ödülü: Yaşlı Adam ve Bahel - Yönetmen: Engin Yıldırım


(Birinciye 3.000 TL-İkinciye 2.000 TL-Üçüncüye 1.000 TL maddi ödüller Bakırköy Belediyesi tarafından verilmiştir.) 


Yarışmaya katılan yönetmenler ve jüri üyelerinin hep beraber sahnede,hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından, BASAD Plastik Sanatçılar Grubu’nun ‘Deniz’ temalı sergisi, misafirleri ağırlamak üzere düzenlenen kokteyl eşliğinde gezildi.


 


 

16. ULUSLARARASI ÇEVRE KISA FİLM FESTİVALİ  KOÇ MÜZESİ'NDE

16. sı gerçekleştirilen. Türkiye’nin ilk ve tek çevre temalı kısa film etkinliği olan “Çevre Kısa Film Festivali’ Koç Müzesi-Fenerbahçe Vapuru’ndaki etkinlikleriyle devam ediyor.

16 Mayıs 2018 günü saat 14:00 de; Koç Müze’sinde; müze haline getirilen Fenerbahçe Vapurunda, BASAD-Bakırköylü Sanatçılar Derneği Plastik Sanatçılar Grubunun festival için hazırladıkları “Deniz” Konulu serginin açılışıyla başlayan etkinlik kapsamında; kısa film gösterimlerinin ardından, Amiral Cem Gürdeniz, Festival Yönetmeni Vural Çavuşoğlu; Prof. Dr. Pınar Yayınoğlu ve Prof. Dr. Oğuz Makal’ın katıldıkları "Belgesel ve Kısa Filmlerde Deniz" konulu açık oturum gerçekleştirildi.

Bakırköy Belediyesi, BASAD-Bakırköylü Sanatçılar Derneği, KUDENFOR-Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu ve Çevre Film işbirliği ile yapılan festival kapsamında; film gösterileri, sergiler, söyleşi ve açıkoturumlar ile müzik dinletileri yer almaktadır.


 

 

16. ULUSLARARASI ÇEVRE KISA FİLM FESTİVALİ  HATAY MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ'NDE

Türkiye’nin ilk ve tek çevre temalı kısa film etkinliği olan “Çevre Kısa Film Festivali” Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde gerçekleşen ‘bir film nasıl yapılır?’ paneli ve filmlerden seçki sunumuyla başladı. İzleyicilerin de soruları ile aktif olarak katıldığı panele; Vural Çavuşoğlu (Festival Yönetmeni), Aylin Kılınçarslan (Oyuncu) ve Doğa Can Anafarta (Yönetmen) katıldılar. Daha sonra filmler izlendi.


 

16. Çevre Kısa Film Festivali KAYSERİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ’N'DE

16. Çevre Kısa Film Festivali 2018, “Deniz Konulu Kısa Film Yarışması” etkinliği kapsamında İletişim Fakültesi’nde gösterime sunuldu. Nurcan Çetinsaya Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen film festivaline çok sayıda öğrenci katıldı. Festival, yönetmenliğini Serpil Altın’ın yaptığı ‘Yüzme Öğreniyorum’ adlı filmin gösterimiyle başladı. Kısa Film Festivali, 4 Kurmaca, 8 Belgesel ve 3 Canlandırma alanında toplam 15 filmin gösterimiyle son buldu.


 

FESTİVAL FİLMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

FESTİVAL PROGRAMI İÇİN TIKLAYINIZ


GÖSTERİM PROGRAMI:

11-12-13 NİSAN 2018: BASAD CEP SİNEMASI

26 NİSAN 2018: BEYKENT ÜNİVERSİTESİ

26 NİSAN 2018: KAYSERİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ

2-3 MAYIS 2018: HATAY MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ

3-4 MAYIS 2018: MALTEPE ÜNİVERSİTESİ


ETKİNLİK PROGRAMI:

2 MAYIS 2018

AÇIK OTURUM: Türk Sineması ve Medya ile Toplum İlişkileri.

Katılımcılar: Vural Çavuşoğlu (Yönetmen), Doğa Can Anafarta (Yönetmen), Aylin Kılınçarslan (Oyuncu)

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ / HATAY

 

16 MAYIS 2018

Türkiye ve Dünyada Belgesel ve Kısa film ile Çevre ve Deniz İlişkileri.

Katılımcılar: Cem Gürdeniz (Emekli Amiral), Prof.Dr. Oğuz Makal, Vural Çavuşoğlu

BASAD Ressamlar Grubu "Deniz Konulu" Resim Sergisi

KOÇ MÜZESİ, FENERBAHÇE VAPURU


28 MAYIS 2018 -19.30

Ödül Töreni / Kokteyl

BASAD Ressamlar Grubu "Deniz Konulu" Resim Sergisi

ATAKÖY, YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ

 

 

AYRINTILI BİLGİ İÇİN:

Bakırköy Kültür ve Sanat Konağı İstanbul Caddesi No.38 

Bakırköy / İSTANBUL 

www.cevrefilm.org

www.environmentalshortfilmfestival.com

info@cevrefilm.org

......


16.Çevre Film Broşürü

Kimler Sitede

Şu anda 22 konuk çevrimiçi

Ziyaretçi İstatistik

Bugün 20 Tümü 385933
Anasayfa